Kader diyen az
Kürşad OĞUZ
Tarhan Erdem ve ekibinin hazırladığı “Biz Kimiz?” Kültürel, Ekonomik ve Sosyal Hayat Tarzı araştırması’nın sadece tek bir yazar tarafından ( Cüneyt Ülsever, Hürriyet, 24-25-26 Şubat ) o da ağza bir parmak bal çalarak kamuoyuna aktarılması, merakı arttırdı.
O araştırmaya geçmeden, yeni yayımlanan bir kitaba göz atmakta fayda var.Psikiyatr Erol Göka, Türkler’in tarihsel psikolojisini ‘ Türk Grup Davranışı’ ve ‘Türklerin Psikolojisi’ adlı kitaplarındaele almıştı.Türk toplumunun belirleyici özelliklerinin ortaya konduğu bu kitaplara geçen hafta ‘ Türklerde Liderlik ve Fanatizm (Timaş Yayınları) eklendi. Türkler’de liderlik kavramını itaat kültüründen,baba figüründen,maneviyattan yola çıkarak açıklayan Göka’nın kitabı 29 Mart yerel seçimlerine katılacak adaylar için bire bir. Ancak Erdem’in araştırmasının öncüllerini barındırması ve mukayese imkanı vermesi bakımından da önemli.
Erdem’in araştırmasına bakılırsa, Türk toplumunun yüzde 85-90 ı kendini din eksenli muhafazakar hayat tarzına daha yakın buluyor.Bu ‘cemaatçi-toplulukçu’ yapının bir yansıması olabilir. Göka’nın kitabında zikrettiği araştırmalar da farklı bir şey söylemiyor. Zeynep Aycan ve Rabindra Kanungo tarafından 2000 yılında 10 ülkede yapılan bir araştırma,Türk kültüründe hiyerarşik yapı ve toplulukçuluk(insanların doğuştan güçlü ve sıkı gruplara bağlı olması,sorgulanmayan bir sadakat) gibi özelliklerin tıpkı Hindistan, Pakistan ve Çin’deki gibi çok yüksek düzeyde olduğunu gösteriyor. 2007 de Koç Üniversitesi’nden Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı tarafından yapılan başka araştırma da Türk kültürünün toplulukçu niteliğini açığa çıkarıyor.
Aycan ve Kanungo, sanılanın aksine Türk toplumunda yüksek kaderciliğin bulunmadığını da söylüyor.Yani Türkler,eşeği sağlam kazığa bağlamakta da ısrarlı. “Biz kimiz” i merak edenler bu araştırmanın ve kitabın peşini bırakmamalı.
Kürşad OĞUZ, Newsweek Dergisi 05.03.09