Tempo Dergisiyle
“Hip-Hop Kültürü ve Gençliğimiz” Konusunda Yapılmış Röportaj
Berrin
KARAKAŞ
Sorular..
1. Anadolu’da ve varoşlarda yavaş yavaş arabeskin
yerini hip hop’ın almasının sebepleri sizce nelerdir? Bu durum
gençler üzerinde pozitif bir etki yaratır mı?
2. Son zamanlarda özellikle ABD’den gelen hip hop bombardımanını
nasıl değerlendirmeliyiz? Hip hop endüstrisini de düşünürsek
sebepler arasında bunun rolü ne kadardır?
3. Hip hop psikolojik olarak gençlerde nasıl bir tatmin
yaratıyor sizce. Türkiye’deki hip hop’ı bu anlamda nasıl değerlendirmeliyiz?
4. Eminem’in özellikle teenagerlar arasında artık yeni
bir tanrı olduğuna inanılıyor. O büyük bir lider. Siz Eminem’in
çocuklar üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
5. Son dönemde reklam dünyasında hip hop ve rap müziğe
bu kadar ilgi olmasını nasıl açıklamalıyız sizce?Tüm bunlar
sadece geçici bir moda mı yoksa reklam dünyası ile hip hop kültürü
çok mu örtüşmekte?
Cevaplar
1. Ülkemizdeki modernleşmenin ritmi ve biçimiyle
çok ilişkili bu değişim. Arabesk, modernleşememenin, iki arada
bir derede kalmışlığın, “melez” değil “yarım yamalak-yamuk”
bir kültürel dokunun sonucuydu. Arabesk, yalnızca bir müzik
tarzı değil, duygu tarihimizde modernleşmeyle başlayan kısıtlı,
eğilip bükülmekten, sağa sola çarpmaktan yamuklaşmış bir repertuvarın
dışavurumuydu. Modern değişime ayak uyduramayan, ondan acı çeken,
gelecekten bir beklentisi olmayan ülke geneliyle birlikte gençler
de duygularını bu çerçevede ifade ediyorlardı.
Hip hop ise müzik tarzı görünümünün yanında, Batı’daki gençlik
alt-gruplarının kümeleştiği bir giyim, yaşam ve “yumuşak isyan”
tarzı. Modernliğin ürünleri önceleri kağnı hızıyla memleketimize
girerken, teknomedyatik aygıt sayesinde olanlar anında dünyanın
birçok yeri gibi ülkemize de ışık hızıyla geliveriyor. Geleneksel
olanın ve bu arada arabeskin yıkılan ve kurtulunması gereken
“eski”nin içinde yer aldığını dünyayı erişkinlerden daha hızlı
ve doğru algılayan sezgileriyle kavrayan gençler de “eski esvap”larını
çıkarıp “yeni giysi”lerini kuşanıyorlar.
Sanıyorlar ki, “hip hop”cu olduklarında “Batılı” olacaklar
ve kendilerine ağır gelen “Gelenek”in yükünden kurtulacaklar.
Böyle bakıldığında gençlerin bu tavrının Tanzimat yıllarında
Batılılaşmak için onlar gibi yapan büyüklerimizden bir farkı
yok. Ama maalesef görünüşü değiştirmekle bir başka kültürün
kimliğine kolayca bürünülmüyor. Gençlerin bu tutumlarına saygı
duymakla birlikte, onlar için bir hayal kırıklığı olmamasını
diliyorum.
2. Modern Batılı yaşama ve siyaset etme tarzı,
kendisine karşı ortaya çıkan gençlik alt-kültürlerinden yansıyan
muhalefetin yıkıcı olmadığını biliyor ve onu kolayca ehlileştiriyor.
1968 kahramanlarından bazılarının şimdi birçok Batı ülkesinde
yönetici olması, hiç de şaşılacak bir manzara değil. Gençlerden
ve gençlik kültürlerinden ödü kopanlar, her türlü musibetin
gençlerden geleceğini sanan bizler içinse, Batı’dan gelen hip
hop dalgalarına bırakın göğüs germeyi anlamak bile imkansız.
Coca-Cola’dan McDonalds’dan bir farkı yok ki bu dalgaların.
Batı’da kendi kültürünün sıradan ve hatta korkmadan, övünerek
ithal edilebilecek bir parçası bunlar…
3. Hip hop’un gençlerin psikolojisi için işlevi,
diğer tüm gençlik alt-kültürlerinden farksızdır. Gencin kimliğinin
oluşumunda bu alt-kültürler, ailenin temsil ettiği ve bir önceki
neslin kendini tanımladığı referans sisteminin dışında bir çerçeve
sağlar; gençlere kendi farklılıklarını gösterebilmek için yeni
olanaklar sunar. Bu arada gençlik alt-kültürleri sanılanın aksine
ebeveyn ile genç arasındaki şiddetli çatışmaların yumuşaması
için bir geçiş sistemi de sağlarlar. Gerçek aile içi çatışmalarla
boğuşmak yerine, herkes gencin giyim kuşamına, dinlediği müziğe
yönelir ve bunlar üzerinden dertlerini halletmeye çalışır. Fark
ettiyseniz hip hop gibi gençlik alt-kültürlerini gençlerin psikolojisi
için pek de olumsuz görmüyorum. Her yeni nesille birlikte yeni
gençlik alt-kültürleri ortaya çıkacak. Bunu anlamalı ve gençlerimize
ona göre daha anlayışlı bakmayı becerebilmeliyiz.
4. Ben Eminem’in gençler üzerine etkisinden
ziyade, “ailelerin gençlik üzerine etkisi”nin esas alınmasından
yanayım. Daha doğrusu ailelerin genç çocukları üzerinde her
zaman “gençlik tanrıları”ndan daha etkili olduğunu söylemek
istiyorum. Eğer biz çocuklarımıza iyi örnekler olabilmişsek,
onların dinlediği müzik, giyim kuşam tarzından korkulacak bir
şey yoktur. Gençler eninde sonunda anne-babalarına benzer. Baksanıza
bu ülkede kaç nesildir, sağ ve sol partilerin aldıkları oylar
bile değişmiyor. Annesi duygusal potansiyeli, kişiliği ve kimliğiyle
mükemmel olan bir genç için Eminem’in annesi için söyledikleri
gülünüp geçilecek bir çerezdir olsa olsa. Artık gençlik döneminin
insan yaşamında en kısa süreli geçici bir evre olduğunu anlamalıyız.
Nasıl bir çocuğun ve yaşlının giyim kuşamı, konuşma ve müzik
dinleme tarzı farklıysa bir gencin de farklıdır. Gençlik döneminde,
genç olmayanların katlanması zor bir konuşma jargonu ve yaşama
tarzı olduğunu kabul ediyorum ve genç çocuğu olan herkesten,
bunların bir gün geçeceğini bilmelerini istiyor ve sabır diliyorum.
5. Reklam sektörü de gençler gibi sezgiye
ve yaratıcılığa dayalı. İkisi de davranış alışkanlıklarını değiştirmeyi
ve yeni bir tutum benimsenmesini istiyorlar. Bence neden bu.
Tempo Dergisi, sayı 831, 13-19 Kasım 2003