Erkekler ve kadınlar:
Farklı ve eşit
6 Temmuz 2002 Hürriyet’e verilen mülakat
Araştırmalar erkekler ve kadınlar arasındaki eşitliğin bir tek
kanunlar önünde olduğunu ortaya koyuyor. Kadın ve erkek arasındaki
farklılıkları konu alan araştırmalara göre her iki cins arasında
eşitlikten ziyade farklılık bulunuyor. Erkeklerin beyni daha erken
yaşlanıyor. kadınlar daha iyi işitme kapasitesine sahip, görsel
işlerde erkekler, sözel işlerde kadınlar başarılı.
Psikiyatrist Erol Göka, kadın ve erkek arasındaki farklılılıklar
üzerine yapılan çeşitli araştırmaları biraraya getirdi. Göka'nın
"Erkek Arzusu Üstüne Bir Deneme, Eşitlikten Farklılığa"
başlıklı yazısına göre, erkekler ile kadınlar arasındaki farklardan
bazıları şöyle sıralanıyor:
"Erkek beyni kadın beyninden ortalama yüzde 10 daha fazla
hacme sahip bulunuyor. Ancak beyin ağırlığı/beden ağırlığı oranı
konusunda cinsiyetler arasında fark bulunmuyor.
Erkeklerde yaşa bağlı beyin hücreleri ölümü (nöronal atrofi)
daha belirgindir ve erkek beyni kadın beyninden daha hızlı yaşlanmaktadır.
Erkeklerde beyin yaşlanması asimetriktir ve en fazla sol yarı-kürede
ve frontal ve temporal bölümlerde atrofi olmaktadır. Tüm bunların
sonucu olarak, yaşlanma süreçlerinden erkeklerin zihinsel işlevlerinin
daha olumsuz etkilendiği söylenmektedir.
Beyin metabolizması da cinsiyete göre farklılık göstermektedir.
Kadınların beyin kan akımı erkeklerden daha fazladır. En fazla
fark kortekstedir. Yaşlanma ile kadın-erkek arasındaki beyin
kan farkı ortadan kalkmamaktadır.
Kadınlar özellikle ovulasyon döneminde kokuya ve dokunmaya
daha duyarlı ve ayrıca erkeklerden daha iyi bir işitme kapasitesine
sahiptirler. Araştırmacılara göre, her iki cinsiyetteki iç kulak
tüy-hücre sayısı aynı olmakla birlikte, kadınlarınki daha yoğun
titreşmekte ve daha iyi işitmeye neden olmaktadır.
Görsel-uzamsal işlerde erkekler kadınlardan, sözel işlerde
de kadınlar erkeklerden daha üstün performansa sahiptir.
Kadınların sözel işlerdeki başarıları ve duygularını söze dökebilmede
erkeklere olan üstünlükleri artık kesinlikle kabul edilmektedir.
Kadınların sözelleştirme ve derli toplu ifade edebilme yeteneklerinin
yapısal karşılıkları sağ beyin egemenliği ve beyin yarı-küreleri
arasında güçlü bir bağlantıya sahip olmalarıdır.
Sol beyin dili, sağ beyin de duyguları idare etmektedir. Kadınların
beyin yarı küreleri arasında ileri geri çok etkili bir şekilde
bağlantı kurabilmelirinin nedeni ise büyük olasılıkla iki yarı
küreyi birleştiren korpus kallozumun kadınlarda daha şişkin
olmasıdır.
Kadın ve erkeklerdeki dinleme ve sözcükleri gürültüden ayırt
etme becerisi de farklı olmaktadır. Erkekler daha çok sağ kulaklarıyla
bunu yaparken, kadınlarda her iki kulak aynı işlevi eş zamanlı
yapabilmektedir. Bunun da temporal korteksteki nöronların yoğunluğunun
kadınlarda çok daha fazla olmasına bağlandığı bildirilmiştir.
Erkekler askerlikten şirkete kadar hiyerarşi kurmayı sevmektedir.
Erkekler savaşı başka biriyle ilişki kurmadan bir yol olarak
görmekte ve arkadaşlığa giden ilk basamak olarak kabul edebilmektedir.
Bu tip bir iletişim kadınlara çok yabancı gelmektedir. Kadınlar
duygusal ve sözel becerilerini etkili silahlar gibi kullanmakta
ve güç gerektiren oyunlara girmemektedir.
Kadın ve erkek arasındaki farklılıklar bununla da sınırlı kalmıyor.
Dedikodu konusunda da kadın ile erkek arasında belirgin farklılık
bulunuyor. Ergen kızlar diğer kızlar hakkında konuşmaya erkekler
oranla üç kat daha fazla zaman harcıyor.
Ayrıntılı araştırma bulguları, ergen oğlanların bir kızın gülümsemesi
veya gülüşünü tanımlamaya çok az zaman harcadıklarını gösteriyor.
Oysa bu kızlar için keyifli bir uğraştır. Bu gençler üniversite
zamanına geldiklerinde cinsiyetler arasındaki boşluk giderek
derinleşmektedir.
Üniversiteli bayanlar çoğunlukla yaşamlarındaki insanlar-sınıf
arkadaşları, ailesi, çıktığı erkekler- hakkında konuşurlar.
Erkekler ise genellikle spor, politika, testler ve sınavlar
hakkında konuşmayı tercih ederler.''
(aa)