Duygu devrimcileri
kalıpları kırıyor
5 Eylül 1999 Milliyet- Sinan Biçici ile yapılan
röportaj
Psikiyatr Erol Göka şarkı sözlerinden yola çıkarak Türkiye'deki
modernleşme sürecinin duygu boyutunu irdeliyor.
· Bu meselelerle ilgilenmeye nasıl başladınız?
Bir psikiyatr olarak modernleşmenin duygu ya da tutumların tarihi
olarak psikolojik boyutunun atlandığını gözlemliyordum. Siyasette,
ekonomide ve toplum yaşamında modernleşmenin gereklerini yerine
getiriyoruz, ayak uyduruyoruz fakat psikolojimiz değişmiyor.
Birçok entelektüele komik gelen hilkat garibesi bir topluma
dönüşüyoruz. Aslında psikolojik zaman dediğimiz bu süreç doğal
olarak yavaş ilerler. Olayları algılayış biçimimiz, insan ilişkilerine
baktığımızda biz psikolojik zaman açısından 1800'lerdeyiz.
· Şarkı sözlerinden modernleşme meselesine nasıl geliyorsunuz?
Modernleşmenin iki temel ölçütü var. Kendi kararlarını verebilen,
kendi sorumluluğunu alabilen insan olan birey ve rasyonellik.
İşte şarkı sözleri, bireyin duygu durumunu en iyi gösteren yerler.
Şarkı sözü yazarı duygulanma aracı olarak piyasaya bir ürün
sunuyor. Biz de kendi duygulanma biçimimize uygun şarkı sözünü
satın alıyoruz. Alanın duygu durumu anlaşılabiliyor, örneğin
aşıklar bu sözlerle birbirine hitap ediyor.
· Şarkı sözleri deyince aşk atlanamıyor tabii ki...
Bağımlılık ilişkileri, bir başkası olamadan yaşayamamak, aşık
olunan kişi uğruna ölmek ya da öldürmek gibi duyguların acı
örnekleri var şarkı sözlerinde. Bunu çocuk yetiştirme tarzımıza,
geleneksel dünyadaki bağımlılık ve cemaat ilişkilerine bağlıyorum.
Tehdit etmeyen, sonuçlarına katlanan, karşısındakini rahatsız
etmeyen kaç şarkı sözü var? Sağlıklı kadın - erkek ilişkileri
sunmuyorlar, ne kadar yapışırsam, ne kadar tehdit ve manipülasyon
olursa o kadar aşık oldum sanılıyor. Patolojik aşk ilişkisi
her yerden fışkırıyor.
· Arabesk ya da protest müzikte durum nasıl?
Arabesk bu ülkenin duygulanma türü. 200 senedir biz böyle arabeskçe
duygulanıyoruz. Arabeskçinin de popçunun da sözlerine baktığımızda
nitelik farkı yok ama nedense pop dinleyen kendini daha modern
görüyor. Protest müzik ise, siyasal yanı bir kenara bırakılırsa,
iki kişi arasındaki ilişki açısından farklı değil.
· Bazı rock'çıların ne farkı var?
Nazan Öncel, Umay Umay ve Özlem Tekin arabesk duygulanma biçimini
kırdılar. Tarihimizde hiç görülmedik yeni duygu biçimleri ortaya
koymaya çalışıyorlar. Bir nevi duygu devrimcileri. Kent içinde
modern hayatta yapayalnız ayakta kalabilen kadınları temsil
ediyorlar. Türkiye'de yeni bir şeyi temsil ediyorlar. Çocuklukta
yapılan cinsel tacizler Türkiye'de hiç olmuyormuş gibi davranılıyordu.
Nazan Öncel doğrudan doğruya bir babanın cinsel istismarını
konu eden şarkı yaptı. Toplumun derinliklerine kök salacak değişiklikler
yapıyorlar.
· "Sokarım politikana" gibi şarkı sözleri
de var...
Risk alabilen kişiler olmaları lazım. Bu nedenle çok tepki alan
sözleri de olabiliyor.
· Son söz...
Toplum bu patolojik durumu atlatacak. '95'ten itibaren bu bireyleşme
ortaya çıktı. Yeni eskiyi kovar, Türkiye'nin de yenisi bu.
Kimdir?
Psikiyatr Erol Göka 1959 Denizli doğumlu. Ankara Numune Hastanesi'nde
psikiyatri kliniği şefi. Psikiyatri ile sosyal bilimler ve felsefenin
geçiş alanındaki konularla ilgileniyor, psikiyatrinin bir sosyal
bilim olarak değerlendirilebileceğini savunuyor. "Önce
Söz Vardı", "Psikiyatri ve Düşünce Dünyası Arasındaki
Geçişler", "Varoluşun Psikiyatrisi" gibi kitapları
bulunuyor.